Kayıtlar

TESLİM TAŞI ALEVİ BEKTAŞİ BATINİ MANASI

Resim
  Sireta Teslim Sureta Taş Bektaşi dergahına teslimiyet manasına gelen, dervişlerin boyunun çıkarmadıkları taştır...Teslim taşının iç yüzü yani batını Hz. Ali’yi, dışa bakan yüzü ise zahiri yani Hz. Muhammed’i temsil eder. Teslim taşı Bektaşi dervişlerinin taşıdığı bir eşyadır; 12 köşesi 12 imama denk düşer. Yüzünü Allah’a dönmüşlerin taşı olarak tarif ederler Bektaşiler teslim taşını. teslim taşını taşımak, Pîr'e bağlılığı ifâde eder.. Pir,Yol ve erkana giren dervişe, Teslim Taşı'nı, tekbirlerle takardı. Özellikleri 1- Oniki köşelidir ki bu Alevilikteki Oniki İmam inancını simgeler. 2- Altında ve üstünde iki taş bulunur ki bu soy'un Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin'den devam ettiğini simgeler.. bektaşi Pirleri ve dedeleri tümü hz. Muhammed'in ve 12 İmam 'ın soyundandır. 3-En altındaki düğüm katl edilen Nesimi'yi simgeler 4-Bu ip kızıldır ki buda kızılbaş mantığını simgeler. Tefekkür eyledim ben kendi kendim Mucize görmeden imana geldim Şah-ı Merdan...

Ramazan /Şeker Bayramının Kökeni

Resim
  RAMAZAN /ŞEKER BAYRAMI ASLI NEDİR? ■Araplar Ramazan Bayramına IYD'UL- FITR yani "YEME İÇME BAYRAMI" derler. Kökeni İslam öncesi putperest  inancına dayanır.  Islam öncesinde araplar, yılın bu gününde yılda birkez evlerini fakirlere açar , yedirir içerirlerdi. Yani 30 gün sünni perhiz orucu ile bu bayramın bir alakası yoktur. Bu nedenle bu bayramda yiyip içip eğlenmeyin bir fakirin/öğrencinin/zor durumda olanın karnını doyurun, elinden tutun..  ■Bu bayrama şeker bayramı denmesi ise şu nedenledir: Emevilerin hemen hemen bütün ileri gelenleri Bedir'de Uhut ta ve Hendek savaşlarında Hz . Ali tarafından öldürülmüştür. Emeviler bu nedenle Hz. Muhammed'e Hz. Ali'ye kin duyarlar. Bunun ile birlikte, bu bayramın, FITR/yardımlaşma bayramı olduğunu, Hz. Ali'nin ölümü nedeniyle bir kutlama olmadığını öne süren görüşler de vardır.  Bedir savaşından sonra intikam almaya yemin eden muaviye, Peygamberin vefatından sonrada boş durmadı. Hele ki akrabası olan üçüncü halife...

CENAZE KALDIRILMA HALİ-HAKK'A YÜRÜME

Resim
 Alevi/bektaşi Cenaze Merasimi CENAZE KALDIRILMA HALİ-HAKK'A YÜRÜME Alevi öğretisinde “canın bedeni terk etmesine”, Hakk’a yürüme adı verilir.  Hakk’a yürüme durumunda “sonsuz gerçekliği anlatmak” için beden “toprağa”,  can “Canan’a” koşar. Cenaze erkânı bir yönüyle bedeni toprağa, canı Canan’a  “uğurlama” erkânıdır... Can Hakk'a yürüme Anı ve yapılması gerekenler: GÖZLERİN SIRLANMASI: Son nefes verildiğinde-can bedeni terk ettiğinde genellikle gözler “açık” kalır:  Böylesi bir durumda Hakk’a yürüyenin başında bulunan can; “Gerçeğe Hû!”,  diyerek “sessizlik çağrısı”nda bulunur. Ardından “kendine dokunmak” için sağ  elini göğüste “pençe yapar” ve “Bismişah Allah Allah!”, diyerek sol eliyle Hakk’a yürüyenin “beden gözünü”  kapatır. Bu eylemi gerçekleştirirken şu “gülbangı” okur: “..Bismişah. Allah Allah! Sırladığım Hakk’a yürüyen canımızın beden gözüdürten gözüdür. Onun can gözü-gönül gözü şu an açıktır. Bizi izlemekte, bize  tanıklık etmekted...

Kırklar inancı

 Kırklar Cemi Kırklar Cemi Kırklar Cemi, hem Aleviler hem de Bektaşiler için büyük önem taşıyan bir cemaat hizmetidir. Geleneğe göre Hz.Muhammed, miracından dünyaya döndüğünde sözde "Kırk Azizleri" ziyaret eder ve onlarla mistik bir ayini kutlar. Bu geleneğe dayanarak, Aleviler ve Bektaşiler hala bu olayı anmak için bir ayini kutluyorlar.[1] Cem Kırklar'ın bu kült eylemleri için camide değil, bir Cemevi'nde (Alevi mescidinde) toplanıp, oradaki toplantı odasında namaz kılmak, şiir okumak ve dans etmek için bir araya gelinir. semah). Semah önemli bir ritüel danstır ve bu Cem olayının on iki görevinden biridir. Bu dans, kadınlar ve erkekler tarafından aynı anda ve eşit bir şekilde yapılır ve bir Dede ("dede" kabaca bir İmam'a karşılık gelir) tarafından yönetilir. Cem idaresi yapacak uygun bir dedenin bulunmaması halinde, cemaatin herhangi bir üyesi böyle bir servisi idare edebilir. Ancak, bu kişi ilgili ritüellere aşina olmalıdır. Cem Kırklar, çoğunlukla ha...

Sabah duası/niyazı

Resim
  Alıntı

Selamlaşma kökeni

Resim
  "Esselamü Aleyküm" ifadesi, kökeni antik dillerde ve Ortadoğu'nun kültürel mirasında derin izler taşıyan bir selamlaşma biçimidir. Bu ifade, barış ve esenlik dileğini vurgular ve tarih boyunca farklı halklar arasında çeşitli şekillerde kullanılmıştır. Örneğin; *Antik Sami dillerinden biri olan Akadca, Mezopotamya'nın nehirler arasında kalan bölgelerinde konuşuluyordu. Akadca'da "barış" anlamına gelen shalmu, selamlaşmaların ve duaların önemli bir parçasıydı. *Eski İbranice'de kullanılan "Shalom Aleikhem" ifadesi, "Barış sizinle olsun" anlamına gelir. Bu selamlaşma, Yahudi kültüründe binlerce yıldır bir gelenek olarak korunmuş ve günümüzde de hala kullanılmaktadır. *Antik Ortadoğu’da yaygın bir dil olan Ermenice, bölgedeki birçok dil ve kültürü etkilemiştir. Ermenice’de "Shalama Amokhun" ifadesi, "Esselamü Aleyküm" anlamına gelir ve dönemin halkları arasında barış dileğiyle kullanılan bir selamlaşma biçimiydi....

İÇKİ BAHSİ

Resim
  Alıntı

Hamdullah çelebi kadın hakları

  Hamdullah Çelebi’nin savunmasından alıntı : Kadı:  Neden kadınların dergâhın ayinlerinde toplu olarak bulunmasına mani olmuyorsunuz?  Ehl-i  Sünnet din âlimleri zikir halkalarında asla kadın bulundurmaz.  Dinimiz  iki kadını bir erkeğe denk şahit kabul eder.  Mirasta erkeğin yarısı kadar pay alır.  Siz nasıl olurda onları meclisinize alırda aynı mekân  içinde oturabilirsiniz?  Her hareketiniz katlinizi gerektirir.  Küfrü kebir yapmaktasınız.  Bunlar da malumumuzdur.  Ne dersiniz? Cevap:  Efendim Kadı Hazretleri, sünnet ehli cemaatinin bilginlerinin uyguladıklarını duymuş, düşünmüşüzdür. Bizim  dergâhlarımızda, Kuran’da sık sık geçen “ya eyyühelleziyne amenu”  ayeti, Allah’ın kadın-erkek ayırt etmeden eşitliğe hitabı olarak  bilinir.  Ayrıca tarihten gelen eşitliği kabul ederek Hünkâr Bektaş Veli’nin “Erkek aslan, aslan da dişi aslan, aslan değil midir?  Kadınlar da sizin bir parçanızdır....

NAMAZ KUR'AN DA VAR MI?

 NAMAZIN "TEVATÜREN" GELMESİ DİNDEKİ VARLIĞININ KANITI MIDIR❓ 🗣️ "Tamam doğru söylüyorsun, bugün bilinen ve kılınan Namazın Kur'anda ayrıntısı, hareketleri, kılınışı, tarifi yoktur; bunlar ancak hadis, fıkıh ve ilmihâl kitaplarında rivayetler temelinde anlatılır,  ama Namaz Tevatüren geldiği için dinimizde yeri vardır"  diyor. Rivayet ne demektir❓ "Söylenti",  ''Zanna'' dayalı olarak bir sözün ya da olayın aktarılması,  "doğruluğu kesin olmayan" ve geçmişten sözel aktarımla gelen haber demektir. Bir söz ya da haber rivayete dayalı aktarımla gelmişse;  o söz ya da haberin kesin, kat'î, aslına uygun ve değişmeden geldiği asla kanıtlanamaz. Aynı şekilde bir inanç ve ibadet şekli ''Tevatüren'' yani geçmişten günümüze uygulanarak geliyor olsa bile;  bu, o ibadet şeklinin ya da o inancın sırf yapılageldiği için kesinkes doğru olduğu, üzerine din inşâ edilip, din olarak kabul edilebileceği anlamına gelmez❗ Bir ke...