Zülfikar ın tarihçesi ( alıntı)
Zülfikar'ın Tarihçesi
Zülfikar, Cebrail (as)'ın Uhud Savaşında Semadan İndirdiği Kılıçtır.[1]
Kılıcın arkasında insanın belkemiği gibi kısa ve uzun çıkıntılar bulunmaktaydı.[2]
Zülfikar’ın macerası İslam’ın ilk yıllarındaki savaşlardan birinden kaynaklanmaktadır. Uhud savaşı İslam’ın ilk dönemindeki en zor savaşlardan biridir. Bu tehlikeli savaşta herkesten daha çok fedakârlık yapan ve düşman tarafından Peygambere yapılan her saldırıyı püskürten Ali b. Ebi Talib idi. Ali (a.s) büyük bir kahramanlık ile savaşıyordu ve sonra kendisinin kılıcı kırıldı. Cebrail (as) Semadan İnerek Zülfikarı Peygamber (saa) Vererek İmam ali (as) Hediye Etmesini İstedi, Peygamber (saa) Zülfikar Kılıcını İmam Ali (as)'a Verdi. Sonra Peygamber (s.a.a) bir yerde sipere yattı ve İmam Ali (a.s) onu savunmaya devam etti. Böylece bazı tarihçilerin naklettiği üzere kendisinin baş, yüz ve bedenine atmıştan fazla darbe geldi. Bu esnada vahiy elçisi Peygambere ey Muhammed yardımlaşmanın manası işte budur diye buyurdu. Peygamber (s.a.a) ise şöyle buyurdu: “Ali (a.s) benden ve ben Ali’denim. Cebrail ben de her ikinizdenim” dedi.[3]
Anlaşıldığı kadarıyla Zülfikar Peygamberden diğer imamlara sırasıyla miras kalan özel eşyalardandır. Eğer böyleyse, bugün bu bereketli kılıç zamanın imamının (a.c) elindedir. Bazı rivayetlerden böyle anlaşılmaktadır.
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmaktadır: “Peygamberin ruhunun alınması vakti geldiğinde kendisi ilim ve silahını Ali’ye verdi.” Bir başka hadiste şöyle buyurmaktadır: Benim yanımda Allah Resulü’nün (s.a.a) yüzük, zırh, kılıç ve bayrağı bulunmaktadır.”[4]
İmam Rıza (a.s) Zülfikar hakkında şöyle buyurmaktadır: “Zülfikar şimdi benim yanımdadır.”[5]
Bir başka rivayette İmam Sadık’tan (a.s) şöyle nakledilmiştir: “Zuhur ettiğinde onun kılıcı, Peygamberin kılıcı olan Zülfikar’dır.”[6]
............
[1] Mecmeu’l-Bahreyn, c. 3, s. 443, İntişarat-ı Murtezevi, Tahran, 1353.
[2] Şeyh Saduk, İlelü’ş-Şerayi’, c. 1, s. 160, Mektebetü’d-Daveri, Kum.
[3] Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, c. 3, s. 75, Daru’l-Kütübi’l-İslamiye, Tahran, 1374.
[4] Allame Meclisi, Biharu’l-Envar, c. 26, s. 208, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, 1404.
[5] Muhaddis Nuri, Müstedrekü’l-Vesail, c. 3, s. 309, Müessese-i Âlu’l-Beyt, Kum, 1408.
[6] Şeyh Tusi, el-Ğıybe, c. 307, h. 2.
!!!!!!!!!!!!!!!
Levhadaki Yazının Açıklaması
En Üstteki Yazı (Altın Zeminde):
همان شمشیر فتاح علی
"Bu, Fethin Kılıcı Ali'dir."
Kılıcın Üzerindeki Ana Yazılar:
يا الله
Ey Allah!
لا إله إلا الله
Allah’tan başka ilah yoktur.
محمد رسول الله
Muhammed Allah’ın elçisidir.
لا فتى إلا علي
Ali’den başka yiğit yoktur.
لا سيف إلا ذو الفقار
Zülfikar’dan başka kılıç yoktur.
---
Dört Yuvarlakta Melek İsimleri:
جبريل (Cebrâil)
ميكائيل (Mikâil)
عزرائيل (Azrâil)
إسرافيل (İsrâfil)
---
Sol ve Sağ Kenardaki Yazılar:
(Sağ Kenar): العلم نقطة كثرها الجاهلون
İmam Ali Buyurdu
"İlim bir noktadır, cahiller onu çoğaltmıştır."
(Sol Kenar): أنا مدينة العلم و علي بابها
Muhammed Mustafa Buyurdu
"Ben ilmin şehriyim, Ali ise onun kapısıdır."
---
Kılıcın Altında:
لا فتى إلا علي لا سيف إلا ذو الفقار
Zülfikar’dan başka kılıç yoktur.

Yorumlar
Yorum Gönder